Uzun yolcularınızı keyiflendirecek 10 birbirinden güzel filmleri sizler için derledik.

1

Forgetting Sarah Marshall (2008)

Mütevazı bir müzisyen olan Peter, Televizyon yıldızı sevgilisi Sarah’tan ayrılmış olmanın bunaltısından kurtulmak için Hawaii’de bir kaçamak yapmaya karar verir. Gittiği bu tatil beldesinde, Sarah’ı da orada yeni sevgilisiyle görünce kendini kaybedip kıskançlık krizlerine giren Peter, daha sonra resepsiyonist kızla yakınlaşarak "çivi çiviyi söker" taktiği güder. Yapımcı Apatow'un kısmen romantik komedi, kısmen felaket filmi olarak nitelediği Forgetting Sarah Marshall'ın senaryosunu aynı zamanda başrolde de oynayan Jason Segel kaleme almış.
2

The Fault in Our Stars (2014)

16 yaşındaki Hazel üç yıldır tiroid kanseriyle boğuşmaktadır ve kanser akciğerlerine de sıçradığı için yanında bir oksijen tüpüyle gezmektedir. Kanserli hastalar için oluşturulan destek grubunun bir terapi seansı esnasında Augustus isimli bir gençle tanışır. Augustus da beyin tümörüyle savaşmış ve bu yolda bir bacağını kaybetmiştir. İkili birlikte zaman geçirdikçe birbirlerine aşık olurlar. Akciğer tedavisi için hastaneye yatırılan Hazel'ın yanından bir an dahi ayrılmayan Augustus, sevgilisinin çok istediği bir hayali gerçekleştirmek için onunla birlikte yola çıkar. Planlarına göre Amsterdam'a gidecek ve Hazel'ın en sevdiği yazar olan Peter Van Houten'i bulmaya çalışacaklardır...
3

Lizzie McGuire Filmi (2003)

Aşkın anavatanı romantik İtalya'ya yolculuğa hazır mısınız? İşte Lizzie McGuire ve acar kankaları Gordo, Kate ve Ethan okul hayatlarından arta kalan tatil vakitlerini "Çizme"de geçirmeye karar vermişlerdir. Bu yüzyılların etkisini üzerinde hala taşıyan gizemli ülke, onlar için adeta aşka dair bilmedikleri tüm güzelliklerin karşılığı olacaktır. Pop yıldızı olmanın ne demek olduğunu tadan, arkadaşlığın kıymetini keşfeden grubun, kendi ülkelerinden yola çıkan beklenmedik ziyaretçileri de olacaktır...
4

Up(Yukarı Bak) (2009)

Yukarı Bak'ta rastlantı eseri yolları kesişen iki çocuk, yıllarca sürecek tatlı ve dokunaklı bir hikayenin başkahramanlarıdır. Maceracı doğan ve hayattaki her şeye dair çocuksu saf meraklar barındıran Ellie’nin tek hayali dünyayı gezebilmektir. Carl ise sessizliği ve dinginliğiyle örttüğü maceraperestliği ve kocaman kalbiyle Ellie’nin tek isteğini gerçekleştirebilmeyi dilemektedir. İki küçük çocuk büyür, evlenir, yaşlanır... Ölüm Ellie’nin kapısını çalar, Carl ise sevdiğinden kalan tek şeyi, bu çocuksu hayali gerçekleştirmeye koyulur. Pixar stüdyolarının yaratıcılığın zirve yaptığı anlardan biri olan film, animasyonun her yaştan izleyiciye hitap ettiği gerçeğini bir kez daha kanıtlıyor. Her haliyle masum ve dokunaklı olabilen bu öykü, senesinin en iyi animasyon Oscar’ına layık görülmüştü.
5

Wild (2014)

Cheryl Strayed çok sevdiği annesinin ölümüyle sarsılmış, uyuşturucu batağına saplanmış ve evliliğin sona ermesiyle kendini adeta kendi kendini yok etmeye adamış bir kadındır. Cheryl annesi Bobbi'nin hatıraları başta olmak üzere geçmişin kabuslarıyla boğuşurken bir anda radikal bir karar alır. Çantasını alıp yollara düşecek ve Amerika'nın en uzun, zorlu ve tehlikeli bölgelerinden biri olan Pasifik Crest Yolu'nda tek başına yürüyecektir. Bu tehlikeli ancak tazeleyici macera süresince yorgunluk, umutsuzluk ve karamsarlığın yanısıra ona yaşadığını hissettirecek güzel duygularla uzun bir aradan sonra tekrar karşılaşacaktır. Başrolde Reese Witherspoon'u izleyeceğimiz filmin yönetmen koltuğundaysa, geçtiğimiz yıl Dallas Buyers Club ile sinemaseverlerin radarına yakalanan Jean-Marc Vallee oturuyor.
6

Mamma Mia! (2008)

Merly Streep'in en eğlenceli filmlerinden biri olan bir müzikal Mamma Mia. Sophie babasız büyümüş ve bunun hasretini çeken, güzel bir kızdır. Babasının kimliğini keşfetmeyi ümit eden Sophie Sheridan'ın öyküsü, ünlü pop grubu ABBA'nın hit şarkıları eşliğinde anlatılır. Sophie Sheridan evlenecek yaşa gelmiştir. Nikahtan bir gün öncesinde annesi Donna'nın 20 yıl önce ziyaret ettiği Yunan adalarında yaşadığı geçmişinden üç erkek birden getirir. Donna karda yürüyen ve izini belli etmeyen bir çapkın kadındır aslında ve kızının gerçek babasının kim olduğunu bilmemektedir. Başrolünde 14 kez Oscar adaylığı elde eden ve iki kez Oscar kazanan efsanevi oyuncu Meryl Streep'in oynadığı Mamma Mia, İsveçli müzik grubu ABBA'nın şarkılarını temel alan aynı adlı Broadway müzikalinin sinema film uyarlaması. Filmin ismi de, grubun 1975 yılında müzik listelerinin zirvesine çıkan Mamma Mia adlı şarkısından alınmış.
7

Monte Carlo (2011)

Üç kız arkadaşın Paris'te geçirdikleri tatilleri boyunca başlarından geçen komik olayların anlatılacağı filmin yönetmeni 2005'de çektiği Aile Bağları (The Family Stone)'ndan bu yana kamera arkasına geçmemiş olan Thomas Bezucha. Film, 18 yaşındaki Grace (Selena Gomez) ve en yakın arkadaşı Emma Danielle (Katie Cassidy)'in bir lokantada çalışmasıyla açılıyor. Grace'in amacı Paris'e gidebilmek için para biriktirmektir. Mezuniyette, Grace'in üvey ablası Meg geç kalır ve onu utandırır. O gece yemekte Grace'in üvey babası kızlarını tatile Fransa'ya göndereceğini söyler fakat Meg kızlarla gitmek istememektedir.
8

The Hangover (2009)

Sıradışı bir mizah anlayışına sahip Hangover, bilindik Hollywood mizah klişelerine yaslanmayan, gayet eğlenceli bir yapım. Filmde arkadaşlarının düğününden iki gün önce bekârlığa veda partisi vermek için Las Vegas’a giden dört tuhaf arkadaşın, sarhoş oldukları parti gecesinin sabahında odalarında bir kaplan, tavuklar ve dolapta ağlayan altı aylık bir bebek ile uyanmaları üzerine gelişen olağanüstü maceralar aktarılmaktadır. Damadın ortalıkta olmaması da ayrı bir meseledir! Kafaları hala kıyak olan bu kafadarlar, bir gece öncesine dair hiçbirşeyi hatırlayamazlar. Birbirinden şapşal ama sevimli bu üç hergele, ipuçlarını takip ederek işlerin nerede kontrolden çıktığını bulmak zorundadırlar. En önemlisi de damadı bularak zamanında Los Angeles’a düğününe yetiştirmeleri gerekmektedir.
9

Eat Pray Love (2010)

v Efsanevi aktrist Julia Roberts'in Pretty Woman (Özel Bir Kadın)sonrası romantik komedi zincirlerine eklenen bir yapım ile karşı karşıyayız. Elizabeth Gilbert’in filmle aynı ismi taşıyan ve kendi hayat deneyiminden yola çıkarak yazdığı ses getirici kitaptan beyazperdeye uyarlanan filmde, acılı bir boşanmanın ardından kendini bulma ümidiyle İtalya, Hindistan ve Bali’yi kapsayan uzun bir gezi turuna çıkan Elizabeth’in hikayesini anlatılıyor. Tabi ki bu geziyi genç kadın için unutulmaz kılacak olan şey, yakışıklı Latin erkeği Javier Bardem'in canlandırdığı Felipe'nin Elizabeth'in kalbini çalması olacaktır.
10

Wine Country (2019)

Tatsız Tatil, bir arkadaşlarının doğum gününü kutlamak için birlikte tatile çıkmaya karar veren bir grup arkadaşın hikayesini konu ediyor. Rebacca 50. Yaş gününü kutlamaya hazırlanan genç bir kadındır. Yakın arkadaşı olan Amy, Rebecca’nın doğum günü için özel bir şeyler yapmak ister. Bu sayede eski dostlardan oluşan grup yeniden bir araya gelebilecektir. İşkolik bir kadın olan Catherine, yeni ameliyat geçirmiş olan Val, ev kuşu Jenny ve yorgun bir anne olan Naomi’yi de ikna eden Amy, hem Rebacca’nın doğum gününü kutlamak hem de eski günleri yad etmek için Napa’da bir hafta sonu tatili planlar. Napa’ya ulaşan eski dostlar için başlarda her şey yolunda gider. Ancak bir süre sonra işler değişmeye başlar. Aldıkları alkol, geçmişte yaşanan sorunların su yüzüne çıkmasına neden olur. Tatilin eğlenceli geçecek bir doğum günü etkinliği olacağını düşünürlerken, kendilerini istemedikleri durumlar içinde bulan ekip, yaşananların ardından hem arkadaşlıklarını hem de geleceklerini sorgulamaya başlar.